Kekova
Dün bu ay için yazdığım niyetlere göz attım, önceki yeniay yazımı okudum. Ne diyeyim, mehter adımı..
Her sorumun cevabı korku mu, sevgi mi?; suçlama mı, sevgi mi?; şiddet mi, sevgi mi?
Bir öğrensem. Bir bilebilsem. Hep iki ileri, bir geri bende durumlar.
Olsun. Bisiklette pedallamaya devam.
Bugün yeniay. Yogasız bir gün daha. Ben artık pratiğin ince ayarına döneyim istiyorum.
Bu arada karşısında ölü taklidi yaptığım bir konu tekrar gündemde. Bu Cumartesi motor sınavına giriyorum yine. Geldi çattı.
Yerim dar geliyor, atlayıp arabaya gidesim var yine. Neyse dün arkadaşım geldi, duracağız birlikte. Ya da yollara düşeceğiz birlikte. Motor sınavı kalmaya bahane allahtan.
Yazıyı markete gitmeden yazsaydım coşkudan uçuyor olurduk. Köşeyi dönerken bir gerçekle daha rastlaştık. Kendimle. Şimdi onu sindiriyorum. İyi oldu tabii. Gözümü çevirdiğim kibir konusunun kafası geliyor yavaştan. Kibir kutusuna damlalar birikiyor. Bir sonraki yanılsama/gerçekle karşılaşana kadar.
Mutlu bir yeniay ve yeni bir hafta olsun. Yine de hala, benim içim umutla dolu yahu. Coşkulu bir yandan. Güzel şeyler olacak gibi hissediyorum.

 

Aklım da öykümde.
Ama bugünün şarkısı çok belli: