Blue Cave- Meis Island
Şimdi psikoloji ile ilgili bir eğitimim yok ama yıllardır bu konuda çokça okuyan, yoga, psikodrama, psikoterapi süreçlerinden geçip, kafa yoran ve kendiyle çalışan biri olarak biraz deneyimlerimden bahsedebilirim.
Korku ve fobi konusunu açalım artık. Fobi, korku değildir arkadaşlar. Kitabi anlamda şöyle temel farkları görüyorum. Korku, her insanda bulunan ve yeri geldiğinde faydalı da diyebileceğimiz bir içgüdüsel tepki. Çünkü hayatta kalma olasılıklarını arttıran bir etken. Fobi ise, bir durum karşısında istemsizce içine düşülen endişe, ekstrem kaygı hali. İnsanlar bunun etkilerini bedenlerinde hisseder. Sırtından, vücudundan geçen elektriklenmeler, tansiyon düşmesi, baş dönmesi, neler neler. Evet hayat kalitesini de düşürür.
Neler var mesela? Kedi, köpek fobisi, yükseklik fobisi, örümcek fobisi, böcek fobisi, kapalı alan, kalabalık alan fobisi, uçak fobisi vs vs.
Genelde çocuk yaşta aile içi endişelerden dolayı edinilir. Ve insanın fantastik zihninin arka odalarında bir şeyleri sembolize ediyor olur. Tabi ki kişinin hikayesine göre değişecektir ama mesela yükseklik fobisi mesafeli anne, baba ile büyümüş birinin hikayesi olabiliyor. Böcek fobisi temizlik kaygısı, elalem ne der gibi konulara uzanabilir.
İnsanlar çok uzun süre hatırlamıyor bile gerçekten ilk ne yaşamıştım da bu şiddetli(!) korku bende oluşmuştu diye.
Mesela birkaç sene önce köpekleri aşırı severim ama eski sevgilimin köpeği kuduruk bir anında ısırdı beni. Nedeni, ağzında kedilerin mama kabıyla dolaşırken yanına yaklaşmamdı. Hayvan “yemeğini” alacağım sanıp en temel içgüdüsüyle elimi ısırdı. Neyse ki diğer hamlesinden kaçabildim. Tanıyor olmasına rağmen. Ondan sonraki birkaç ay, köpeklere yaklaşmadım bile ve bu insanların nasıl olur da korkuyor olabileceğini yüreğimde hissettim.
Şimdi sen kalkıp böcek,kedi, yılan, örümcek fobisi yüzünden zor anlar yaşayan birine şu aşağıdakileri diyorsan, çok afedersin götlük yapıyorsun. Siktir git allahsen!
“Aaa ben uçaktan korkuyordum. En sonunda baktım olmayacak, bindim. Yendim ben fobimi”
“Ama korkunun üstüne gitmek istersin belki, ha?”
…… (Örnekler aklımdaydı unuttum. Geldikçe ekleyeceğim buraya)
“Ay öyle kaçarak olmaz. İçinde kalman lazım.”
Bir de bu var. Yoganın aşırı popüler olduğu günümüzde bir “içinde kalma” durumu. Zor bir pozdasın, oralarına buralarına nefes göndeeerrrr ve kaaaalll. Bu bize hayattaki zorluklara karşı nasıl davrandığımızı gösterir aslında. Acaba onlara karşı tavrımız da böyle mi? Acaba değiştirebilir miyim, daha rahat bir alan bulabilir miyiiiim? Ohm.
Ama aynı yoga sana diyor ki, kendi sınırını bil. Bil ki eklemlerini, bi yerlerini sakatlama. Bence en önemlisi de duygusal, sezgisel (hatta zihinsel) dünyanı sakatlama! O pozda dayanabileceğinden hadi bir nefes daha fazla dur ve çık.
Kendini sakatlarsan kimi hoca der ki “A ama ben bunları vurguladım, sen niye zorladın ki kendini?” Bak, şaşmaz! Ben bu noktada sorumluluk alan hoca görmedim aslına bakarsan.
Şimdi o fobi dediğin hadi uçaktan atlayalım da yükseklik fobin geçsin, bak yılanı bir kere dola boynuna geçer. Yok, o öyle herkese uyacak bir reçete değil senin siktiriboktan, kulaktan duyma, aptal belgesel programlarından öğrendiğin bilgi. İlaçlar nasıl ki kişiye özel, bu mevzu ile baş etme yöntemleri de öyle.
Ne içinde kalması allahsen. Benim derdim hep kalmaktı zaten. Şimdi bana gitmenin iyi geleceğini de en iyi ben biliyorum. (Çok şükür)
Mesela geçenlerde Leros’ta yaşadığım bir şeyden ötürü fobimi bavuluma tıkıp geri döndüm. Leros feribotunda internet+telefon kapalıyken telefonda biriken mesajları açıp okuduğumda insanların ikiye ayrıldığını gördüm: 1) Aman düzenimiz bozulmasın, huzurumuz kaçmasın, gerginlik çıkmasın, paradan haber ver!’ciler 2) Burçe iyi misin? Ne kadar korkunç bir şey yaşamış olmalısın, kafayı yerdim ben olsam. Sıçarlar parasına vs. Sen iyi misinciler?
Noldu yoga? Mistiklik, spiritüel mevzular nereye gitti? Sahi hatha yoga ne diyor bu konulara?
Fobi korku değildir. Fobisi olan insanlara gidip “Ay ben uçaktan korkuyordum, geçti. Yendim. Aman korkunun üstüne git. Korkunun içinde kal. Yüzleş.” demeyin bence.
Aşırı gülünç durum. Dramatik hatta. Trajikomik.
Bravo ya, korkuların içinde kalabiliyorsun ama gerginlikten ölüm gibi korkuyorsun, nasıl yapalım? Birinin hakkını araması gibi normal bir süreç senin para çarkına çomak sokar mı’yı geçtim, diğer gerçekleri de gülünç manüplasyonlarla savunuyorsun?
Siz siz olun korkularınızı, sınırlarınızı kimseye teslim etmeyin. Size başka yol yokmuş gibi tepenize çullanan, size suçlu hissettirmeye çalışan, gerzek sorumluluklar yükleyen kişi kim olursa olsun öeğh sikerler diyebilin.
PS: Fobisi olan arkadaşlarınıza siktirik fotolar yollamayın. Sağduyulu olun. Kendi aklınızı kendinize saklayın. Benle kakışmayın. Olaysız dağılın şimdi.