Seneyi bitirmeden yakalamak gerekenler. Sergi, Tiyatro, Kitap, Film, Dizi..

Sergi

Abdül Mecit Köşkü- İçimdeki Çocuk (Ömer Koç Koleksiyonu Seçkisi)

Gidin içinizdeki çocuk özgürlüğü telinin titreşmesine izin verin. Hayal gücünüzü genişletecek çokça detay sizi bekliyor. Dahası bu serginin Abdül Mecit Köşkü’nde yapılması orayı görünür kılması, ziyaretlere açması da çok iyi bu anlamda. Çünkü köşkün detayları o kadar büyüleyici ki, yer yer serginin önüne de geçiyor. 29 Aralık’a kadar görülebilir.

Not: Hafta sonları 11de açılıyor. Ücretsiz. Çok kuyruk beklememek için 11den biraz önce sıraya girmek iyi olabilir. Ya da bu sergiyi hafta içi görme fırsatınız varsa öyle yapın. 

Barın Han – Atonal 9

Dokuz sanatçının dokuz bağımsız sergisi Çemberlitaş’taki Barın Han’da sizleri bekliyor. 

17 yıldır atıl duran han Emin Barın’ın ailesi tarafından restore edildi ve sanat evine dönüştürüldü. Bir yandan ciltleme, defter yapım atölyeleri de düzenliyorlar. Han kültürünün parçası olan çay ocağından, sanatçıların hikayesi ve ele aldığı konuların sizi çıkaracağı yolculuk kaçmasan yakalansın! Detaylı bilgi: https://www.atonal9solo.com

Barın Han’ın terasından manzara

Benim radarımdaki diğer sergi ve galeriler:

-OMM Eskişehir 

-Picasso Sergisi – Arkas, İzmir

-Andy Warhol Sergisi – Uniq İstanbul

Tiyatro

Spontanite Tiyatrosu

Psikodramanın temelini oluşturan Spontanite Tiyatrosu gösterileri benim oyunculuk serüvenimin başlangıç nedenidir. Ya da ateşleyicisidir. İki ayda bir olan gösterilerden bu sezon ilki 20. Yılını kutlamak üzere 9 Aralık’ta Akatlar Kültür Merkezi’nde. Ben biletimi aldım bile! Çok heyecanlıyım. 

Biletleri İstanbul Psikodrama Enstitüsü’nden alabiliyorsunuz.

Kitap

The Testaments

Margaret Atwood’un futuristik bir roman olarak yazıp 1985’te yayımlıyor. Dizisi dünya çapında ses getirdi ve ödüllere doyamadı. Atwood 2016’dan beri bu devam niteliğindeki kitabı yazmak konusunda zorunlu hissetmiş kendisini. 2017’de kadın hakları için yapılan yürüyüşlerde Make Handmaid’s Tale fiction again pankartları çokça yer almıştı. Dünya bu fiction’ı görüp ayrışıp, bundan uzaklaşacağı yerde; git gide ona yaklaşmasına cevaben tamamlayıcı olarak yazılmış. Çok merak ediyordum. Neyseki kısa sürede Remzi’lerde bulabildim kitabı. Çok çok tavsiye!

New York’ta İki Aylak Sanatçı

Andy Warhol ve sevgilisi John’u ve onların yaratma süreçlerini anlatıyor bu kitap. Beni en çok etkileyen yanı sanatçı, aydın, yazar çevre ve semt ilişkisini anlatma biçimi oldu. New York 60lar 70lerini okurken sanki günümüz Cihangir, Nişantaşı, Arnavutköy ve Modasına dair sosyolojik çıkarımlar okuyormuşsunuz hissine kapılıyorsunuz. Ayrıca sanatçının kendini kabul edişi, kendi otantikliğine sahip çıkışı ve Andy oluşuna yazarın uniq diliyle tanıklık ediyoruz.

Andy Warhol 

Bu da hikayeye sanat felsefesi, sanat tarihi tarafından bakış oldu sonrasında ve tamamlayıcı oldu. Sıra sergide! 🙂

Film

Bu yıl bitmeden şu filmleri kesinlikle izleyin!

Midsommar

Kadıköy Sineması’nda 30’unda tekrar gösterimde. Perdede izlemek için güzel fırsat!

Parazit

Pain & Glory

Benim izleyeceklerim:

Portrait of a lady on fire

Dizi

Hadi dizi de patlatayım.

-Peaky Blinders

-Chernobyl (hala izlenmediyse, daha önce izledim ama bu sene ise mevzu bahis yine hatırlatayım dedim)

-Crown 3. Sezon (Lady D, Elizabeth, Victoria, The tudors bunlarla ilgili film, belgesel ne varsa yalayıp yutmuş biri olarak bu sezonu, hatta izlemediysenin tamamını tavsiye ederim! mis. Tabii kraliçeye hak verelim, empati kuralım pompalamasına ayık izleyeceğiz.)

İzleyeceklerim:

-Mindhunter