En güzel özetlerden biri hala İbrahim Selim’in Stolk’u. Ama hala söylenecek çok şey var. 

Kocaman kocaman şirketlerde bugün hala aynı akademik geçmişe sahip olup, aynı işi yapsanız da kadınlara daha az ücret ödeniyor. İşe alınırken kadınsanız mutlaka ayrımcılığa uğruyoruz. Evli misin, değil misin? Evliysen; doğurursun, izin alırsın, sana iş öğreteceğiz, ortadan kaybolacaksın. Evli değilsen; evlenirsin, tazminat alıp çıkabilirsin ya da sonrası yine malum (!) çocuk doğurabilirsin diye yüzüne gözüne baka baka ayrımcılığa uğruyoruz.

Bunu kanunen suç sayıldığı güzide ülkeler var elbette. Aynı şekilde babalara da doğum izni veren ülkeler var. Üç günden bahsetmiyorum.

Tüm dünyada bu gerçek oyuncular için de geçerli. Erkeklere daha fazla ödenmesi durumu. Birkaç “baba yiğit” durumu protesto etse de hala yapılacak çok şey var. 

Bunlar sadece eşitsizlikle ilgili aklıma ilk gelen BÜYÜK ayrıntılar. 

Ben bugün bana ilham veren, yaratan, sesini çıkaramamış ya da ifadesini bulamamışlara yardım eden ve onlara yol gösteren kadınları kutlamak istiyorum. 8 Mart Emekçi Kadınlar Günümüz Kutlu Olsun!

Doğru bildiklerini savunuşlarıyla,

Kendi hayatlarının tek hakimi oluşlarıyla,

Her gününü yeniden kurmalarıyla;

Üzülüp, yas tutup, yenilip, kalkıp yeniden oyuna devam ediş zerafetleriyle,

Kırmadan, dökmeden, yılmadan, yılsa da saklamadan;

Sevgiyle, kırılganlıkla, heyecanla yeniden hayata sarılışlarıyla,

Öğretilen namus tanımını, kuralları sorgulayarak, 

Dikte etmeyerek, açıklamaya gerek duymadan yaşayarak kendi yoluna devam ederken, 

Gerektiğinde yalnız kalma pahasına

Arkasında arkadaşlar, evler, hayatlar bırakan kadınlar,

Benim kahramanım onlar!

Haksız çalışma koşullarının ortadan kalktığı, kadın-erkek eşitsizliğinin olmadığı günlere, umutla!

Burçe