2016 biterken 
Dışarıda kar yeni yağmaya başlamış, bu senenin en’lerini sıralamaya hazırım annemin evinde. Kendi evim karanlığa gömüldü. Sabah hala güzide İstanbul’da elektrikler kesikti ve panjurlar da kapalı kaldığı için evde durabilmek biraz zor olduğundan geldim buraya.
Vay be diyorum 26 yaş. Yeni yıla sayılı saatler kala, yeni yaşıma yaklaşırken şöyle bir bakıyorum geride neler oldu diye. Ne acayip bir seneydi! Neler oldu bitti. Çok da önemli değil yeni yıl, yeni yaş. Sadece bir sabit, milat görevi görüyor işte dönüp bakmak için. Yoksa Haziran’dan Temmuz’a geçmekten farklı değil çoğu zaman. Bu yaş neler öğretti, ne bildiklerimden vazgeçebilmem için kucaklar açtı bana! Öyle ya, bir de biliyor olduğun şeylerden vazgeçme; bazılarını bırakıp yerine yenilerini koyma zamanları geliyor o bilgilerin. Temelden sallamaya başlayınca binayı, alaca kıyamet ortalığı yangın yerine ceviriyor da zümrüd-ü anka olup küllerinden yeniden doguveriyorsun. Yeterince yanmayı göze alırsan tabii, ya da oradan sağ(!) çıkabilirsen. Sağdan kasıt tabii ki eski sen olana tutunmayı bırakabilmek. Onun her paçalarına yapışıp sana eski büyülü(!) dünyayı hatırlattıgında ayağını sallayıp, paçandaki tozu silkeleyip devam edebilmen gerekiyor zira. Sonra sen hep cevapları buldum diyorsun, hayat pat diye soruları değiştirmiş oluyor.
Hepinize kendi yolculuğunuzda hatırlamaya değer, harika bir sene diliyorum şimdiden 🙂
 


Trolltunga

Sıralamadaki yeri ilerilerde ama yılın en unutulmaz anı benim için! Bir laf var: “Hayat aldığınız nefeslerin sayısından ibaret değil, nefesinizin kesildiği anların toplamıdır.” diye. Trolltunga’yı 2016’nın en nefes kesici hatırası olarak baş ucuma koyuyorum. İnanılmazdı! Aklıma düşüp, bir hafta içinde Norveç planıma dahil etmem ve gidip tüm o maceralı süreci deneyimlememin her anı heyecan doluydu. Çok tarif edilmesi mümkün değil ama en azından o günü uzun bir video ile youtube’daanlattım. Gitmek isteyenler için iyi bir rehber, merak edenler için de bolca malzeme. Hala izlememiş olanlar varsa youtube kanalımda izleyebilir. (Sonraki videolardan haberdar olmak için de üye olmayı unutmayın:) Şimdi artık tek derdim kuzeye gitmek. Mesela Svalbard, İzlanda ve daha niceleri. Hem karanlığı hem de negatif 15-20 dereceleri deneyimlemek. Kar, doğa, manzara diye kafayı yiyorum zaten. Karlı, buzlu dağların arasındaki göllerde kano ile dolaşmak, crosscountry yapmak. Derdim bunlar.
 
Gent
 
Seneye gözümü Gent’te açtım gibi bir şey. Doğum günümde çalışıyordum ve o hafta sonu üç gün öncesinden aldığım biletle Gent’e Lizbeth’in yanına gittim. Nereye gidelim? soruları sıkça geliyor ve cevaplarım arasında ilk 5’te hep yer alır Gent. 3 kere gidip, uzunca kaldığım zamanlar oldu ve bayılırım buraya. Herkese adım adım tarifler, tavsiyeler yazdım çok kez ama burada hiç paylaşmadım bak. Zamanı geldi, yapacaklarım arasında Gent tavsiyeleri derli toplu bulunsun artık:)

 

O gün de Lisbeth beni alışverişe götürüyor. Evde yemek yapacağız, yiyip, içip o akşam dışarı çıkacağız. Eve bir döndüm, ortalık mini-sürpriz doğum günü partisine dönmüş. Hayatımdaki en tatlı sürprizlerden ve en güzel doğum günü kutlamalarından biriydi:) Elizabeth’e süsletmiş biz yokken. Bruno da katılıp, her zamanki gibi aşırı eğlenmemizde katkısı büyük oldu.

 

Lisbeth
İstanbul

 Kartalkaya

Kayak tatilleri son iki senedir günübirlik kaçamaklardan ibaret benim için. İzin günlerimi başka tarihlere ayırdığımdan olacak. Önceki sene gittiğimde tipi yüzünden babylift hariç tüm pistler kapalıydı. Biz de üç arkadaş en bunun tadını çıkarmak lazım deyip babylift de takılmıştık sıcak şarap içip. (Günün sonunda açılmıştı da kayabildik birkaç kez) Bu sene de sulu kar yağıyordu. Ve donuna kadar ıslanmak deyimi neymiş yaşayıp öğrendim. 2017’de artık iyi bir kayak tatilini hakediyorum bence:)
Yoga Eğitmenliği 
Kaş
Bu bahsettiğim değişimler, dönüşümlere sebep şüphesiz yoga eğitmenliği eğitimi.Daha önce dilim döndüğünce anlatmaya çalışmıştım şu yazımda. Yoga, yaptığım bedensel herhangi bir aktivite olmaktan çıkıp, tüm hayatıma etki eden bir disipline dönüşmesi hayatımın geri kalanı için yaptığım en iyi şey. 2016 tüm hayatımın geri kalanı için en unutulmaz yıl olacak bu yoga ile başlayan süreçten dolayı.
 
Hocalık eğitimi günlerinden:)
İlk kez ders veriyorum

 

İlk dersini verip rahatlayan yogi:)

Le Petit Maison

 
Beni bilen bilir yeme, özenli mekan, müzik, tadma tutkumu. Bu sene gittiğim, keşfettiğim, gidilecekler listesine eklediklerimin yanı sıra bu fotoya rastladığımda koymadan edemedim. Çok yakınımdaki birkaç kişi sürekli seni şuraya götürcem, bunu mutlaka tadman lazım’larla gelir bana. Tuğçe ile paylaştığımız bir sürü an arasında LePetitMaioson ne güzel bir gündü. Mwah!
 
Alsace Lorraine
 
Hohenzollern Kalesi
Bu rotayı ilk duyduğumdan itibaren fırsat kolluyordum gitmek için. Rotaya bir de Hohenzollern Kalesi’ni dahil edince inanılmaz büyülü bir yolculuk oldu. Zaten bayılırım kaleler, şatolar gezeyim. Daha niceleri var aklımda. Bir de şahane şaraplar, güzel yemekler, manzaralar, minik köyler. Bambaşka bir Avrupa. Daha bir sürü fotoğraf ve detayı daha önce yazmıştım. Buyursunlar:)
Hohenzollern Castle

 

Hohenzollern Castle

 

Strasbourg

 

Dambach La Ville
Molsheim

 

Eguisheim

 

Riquewihr
 
Kurumsal Hayata Veda
 
 
Kaş
 
Kaş hissiyatı tam olarak böyle. O sene gitmezsem bir şey eksik kalıyor. Bu sene dokuz gün kalarak geçen senenin de acısını çıkardım. Kaş’ı da anlatmıştım. Her ne kadar bu sene güncellemek gerektiyse de az çok benim Kaş’ım öyle bir şey.

 

 

İnziva ve İstanbul’da yaz günleri
Kaleköy

 

Kaleköy

 

Kilyos
Kilyos

 

Maçka Parkı

 

Maçka Parkı

 

Teyzem

 

 
Sonra güneş kayboldu ve gökyüzünü kapkara bulutlar kapladı. Rüzgar deli gibi esiyor, ortalığı birbirine katıyordu. Yağan yağmurun sesinden artık yanına yürüyenlerin konuşmaları bile duyulmuyor. Göz gözü zaten görmüyor. Ne kadar yüzleşmeye çalışsan da o vakit geldiğinde yaşadığın acı, yas, keder hiç bir şeye benzemiyor. Canım Meral Teyzem aramızdan ayrıldı 11 Eylül’de. Dört ay olacak artık ama ben hala alışamadım onsuz olmaya. Hala “A bunu teyzeme anlatırım” diye bir düşünce pıhtısı attığında, havaya karışırken ben hüzne boğuluyorum. Ve şu alttaki en sevdiğim fotoğraflarından. Hayatı çok sevip doyamayan teyzem işte. Bak bu halini almışım ondan:)
 
 
Luksemburg & Clervaux
 
Tek başıma çıktığım ilk seyahat. Birer hafta arayla, bir aydan fazla seyahat edişimin başlangıcı oldu. Tamamında yalnız olduğum ilk seyahatim. Clervaux’ta ormanda tek başıma yaptığım trekking de Trolltunga’ya hazırlık olmuş benim için:)  Daha önceki Lüksemburg ve Clervaux yazılarıma göz atın:)
Lüksemburg

 

Clervaux

 

Clervaux
Norveç
Ne kadar anlatsam hep eksik kalır. Odda’ya otobüs yolculuğu , Trolltunga tırmanışı ve Trolltunga yazısına göz atmayı unutmayın:) Oslo‘yu da ayrıca paylaşmıştım.

 

 

 

 
Lyon & Annecy & Cenevre
Lyon

 

Lyon

 

Annecy

 

Cenevre
 
Ve bu yıl yollarımın kesiştiği, birlikte çalışma fırsatı bulduğum hocalarım;
Çağ Rical Gürle
Liz Koch

 

Anna Verwaal

 

Godfrey Deveraux
Defne Suman